İnceleme - Araştırma

Aziz Misafirimiz: Ramazan

Ayrıca bu günlerde tesbih namazı kılmak, bolca sadaka vermek ve Kur’an tilaveti ile Kadir Gecesi’ni ihya etmek de büyük sevap kazandırır. Kalbimizi ve evimizi ibadetle doldurarak, Ramazan’ın son on gününü hem kendimiz hem de çevremiz için bereketli hâle getirebiliriz.

Ramazan, Müslümanlar için yılın en kıymetli zaman dilimlerinden biridir. Bu ay, sadece oruç tutmakla sınırlı kalmayıp kalbimizi, ruhumuzu ve hayatımızı yeniden şekillendirme fırsatı sunar. Her Ramazan, bize Allah’ın rahmet, mağfiret ve kurtuluş kapılarını aralar; özellikle de ayın son on günü, manevi yoğunluğu ve ibadet güzelliğiyle öne çıkar.

Aziz misafirimiz Ramazan vedaya hazırlanırken bize yılın en önemli on gününü verecek. Belki de bu ömrümüzde gördüğümüz son Ramazan’dır ve bu son on gün ise elimizdeki son fırsattır.

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden kurtuluş olan bu aziz ayın sonunda, cehennemden azad olabilmek için silkelenip son günleri sünnete uygun yaşayalım. Hz. Âişe (r.a.) şöyle demiştir: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ramazan’ın son on günü girdiğinde geceyi ihya eder, ailesini uyandırır, ibadete daha çok gayret eder ve kendisini tamamen ibadete verirdi. (Buhârî, Leyletü’l-Kadr 5)

Ramazan’ın son on gününde Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ümmetine ihya konusunda ihtiyatlı davranmayı tavsiye etmiştir. Tarih hesapları ve hilal tespiti değişebileceği için, tek ve çift gecelerin tespiti kesin olarak mümkün görünmemektedir. Bu nedenle Kadir Gecesi’ni ararken rivayetler ile gecenin alametleri arasında düşünerek geceyi kaçırmak yerine, Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yaptığı ve tavsiye ettiği şekilde, bu mübarek geceyi Ramazan’ın son on gecesinin tamamında arayalım. Nitekim Hz. Âişe (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kadir gecesini Ramazan’ın son on gününde arayınız.” (Buhârî, Leyletü’l-Kadr 3)

Kadir gecesine denk gelme ümidi ile son on geceyi ihya eden kişinin bu mübarek geceye denk gelmesi muhtemeldir. Ancak bu müstesna geceleri mâlâyâni ve boş işlerle geçiren kişi Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ifadesiyle gerçekten mahrum olmuştur. Nitekim Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Bu ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha hayırlıdır. Onu kaçıran, tüm hayırdan mahrum olmuş olur; ama onun hayrından mahrum olan kişi gerçekten mahrumdur.” (Buhârî, Leyletü’l-Kadr, 3)

Son on günde Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetini ihya etme niyetiyle camide kısa süreli de olsa itikafa girelim. (Kadınlar evlerinde de itikafa girebilir) Bu, ruhun Allah’a yakınlaşması için eşsiz bir fırsattır. Hz. Âişe (r.a.) şöyle demiştir: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikâfa girerdi.”

(Buhârî, İʿtikâf 1)

Ayrıca bu günlerde tesbih namazı kılmak, bolca sadaka vermek ve Kur’an tilaveti ile Kadir Gecesi’ni ihya etmek de büyük sevap kazandırır. Kalbimizi ve evimizi ibadetle doldurarak, Ramazan’ın son on gününü hem kendimiz hem de çevremiz için bereketli hâle getirebiliriz.

Ramazan ayı bize sadece oruç ve ibadet değil; aynı zamanda hayatımızı gözden geçirip manevî halimizi artırma imkânı sunar. Bu yılın Ramazan’ı belki de sonumuz olabilir; bu nedenle son on günü, Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetine uygun olarak en güzel şekilde değerlendirmek hem dünyamız hem de ahiretimiz için en büyük kazançtır. Unutmayalım ki Ramazan’ı hakkıyla ihya edenler, Allah’ın rahmeti ve mağfiretiyle buluşur ve Kadir Gecesi’nin nuruyla gönülleri aydınlanır.