İnceleme - Araştırma

Epstein Dosyası ve İnsanlık

"Bu karanlık tablo karşısında bir kez daha en berrak hâliyle anlıyoruz ki; İslam medeniyeti, dünyaya gerçek huzuru verebilecek tek kaledir. Batı’nın kokuşmuş değer yargıları arasında yönünü kaybeden insanlık, ancak İslam’ın adalet, merhamet ve iffet anlayışıyla nefes alabilir."

Dünya bugün; parıltılı ışıkların, devasa gökdelenlerin ve “özgürlük” naralarının arkasına saklanmış tarihsel bir utanç tablosuyla yüzleşiyor. Jeffrey Epstein dosyaları, sadece birkaç suçlunun hikâyesi değil; kendisini dünyanın hâkimi ve medeniyetin beşiği olarak pazarlayan Batılı elitlerin içine düştüğü ahlaki çukurun belgesidir. Bize yıllarca “insan hakları” dersi verenlerin maskesi düşmüş, gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır.

Bu tablo, modern bir dünyadan ziyade; şık kıyafetler ve yüksek teknolojiyle maskelenmiş bir “Modern Cahiliye”dir. Hz. İbrahim’in karşısındaki Nemrutların, Hz. Musa’nın karşısındaki Firavunların kurduğu o karanlık ve kanlı sofralar, bugün “elit” isimlerle yeniden karşımızdadır. “Dünyaya medeniyet getiriyoruz” diyenlerin, masum çocukları karanlık dehlizlerde nasıl kurban ettiklerini dehşetle izliyoruz.

Bu rezalet bize en acı dersi vermiştir: Edep ve hayâ ile donatılmamış bir zekâ, ancak şeytanın oyuncağı olur. Kendilerini bilimin ışığı, insan haklarının savunucusu ve dünyanın kurtarıcıları sananların; barış ve ilerleme maskesi altında insanlığı nasıl karanlık bir çukura attıkları, gizlenen şeytani iç yüzleriyle artık apaçık ortadadır. Allah korkusundan yoksun bir zihin, ne kadar bilgili ve “saygın” görünürse görünsün, masumiyeti pazarlayan bir canavara dönüşebilir.

İslam Medeniyeti: İnsanlığın Tek Huzur Kapısı

Bu karanlık tablo karşısında bir kez daha en berrak hâliyle anlıyoruz ki; İslam medeniyeti, dünyaya gerçek huzuru verebilecek tek kaledir. Batı’nın kokuşmuş değer yargıları arasında yönünü kaybeden insanlık, ancak İslam’ın adalet, merhamet ve iffet anlayışıyla nefes alabilir. İnsanlığın kurtuluşu, maddenin karanlığından sıyrılıp İslam medeniyetinin o aydınlık ufkunda huzur bulacaktır. İslam; sadece bir inanç değil, insanı “aşağıların aşağısına” düşmekten koruyan ilahi bir kalkandır.

Bizler bugün, çocuklarımıza ne bırakacağımızı yeniden düşünmek zorundayız.

• Bırakacağınız yüklü banka hesapları, onları bu karanlıktan korumaya yetmez.
• Lüks evler ve mevkiler, ahlakla taçlanmadığı sürece sadece birer zulüm aracına dönüşür.

Epstein davasına bakıp sadece “başkalarını” suçlamak, biz yetişkinleri sorumluluktan kurtarmaz. Bu dosya, sadece çocukları değil, biz büyükleri de yargılıyor. Çocuğuna ahlak bırakmak isteyen bir yetişkin, önce kendi ahlakını kuşanmak zorundadır. Bizler dürüstlüğü bizzat yaşamadan onlara dürüstlüğü, bizler haramdan kaçmadan onlara helali anlatamayız. Çocuklar söylediklerimizi değil, ayak izlerimizi takip ederler. Bizler kendimizi düzeltmeden, dünyayı ve geleceği düzeltemeyiz.

Ey anne ve babalar! Dünyanın bu karanlık gidişatına bakıp karamsarlığa düşmeyin; aksine uyanın. Çocuklarınıza modern dünyanın sahte parıltılarını değil, İslam’ın vakur, haysiyetli ve merhametli ahlakını kuşatın. Unutmayın ki; mal biter, güç tükenir, saltanatlar yıkılır; ama güzel bir ahlakla yaşanmış bir ömür ve o ahlakla yetişmiş bir nesil, kıyamete kadar sürecek en hayırlı mirastır.

İnsanoğlunun hem kendine hem evladına bırakabileceği en büyük, en sarsılmaz ve en şerefli miras; İslam’ın süzgecinden geçmiş tertemiz bir ahlaktır. İnsanlık ancak özüne, yani Yaratıcısının çizdiği o asil ahlaka döndüğünde bu çukurdan kurtulacaktır.