İnceleme - Araştırma

Ahi Teşkilatının Dünü, Bugünü ve Sosyal Yönü

"Ahilik, fütüvvet anlayışına dayanan tasavvufî-ahlaki bir teşkilattır. Ahi Evran Anadolu’da esnafı örgütleyip dayanışmayı yaymış, eşi Fatma Bacı ise Bacıyan-ı Rum’u kurarak kadınları toplumsal hayata katmıştır. Ahilik, meslekten öte bir erdem okuludur."

Ahilik, Ortaçağ Anadolu’sunun toplumsal ve kültürel dokusuna yön vermiş köklü kurumlardan biridir. Kökeni daha çok fütüvvet anlayışına dayanan tasavvufî ve ahlaki geleneklere uzanır. Ahilik teşkilatı, yüksek ahlak sahibi kişilerin toplandığı bir kurum olarak kabul edilmiştir. Ahi ahlakının temeli, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in hadislerine dayanmaktadır (Bayram, 1991).

Selçuklu ve Osmanlı kültür tarihinde önemli bir yer edinen Ahilik, gençleri ve sanat erbabını örgütleyerek onların mesleki, manevi ve ahlaki açıdan gelişmelerine öncülük etmiştir. Bu yönüyle sadece bir meslek örgütlenmesi değil; aynı zamanda dinî, ahlakî, toplumsal, kültürel ve siyasî fonksiyonları olan bir kurumdur (Durak & Yücel, 2010).

Ahiliğin kurucusu kabul edilen Ahi Evran-ı Veli, 1171 yılında Azerbaycan’ın Hoy kasabasında doğmuştur. İlk eğitimini Azerbaycan’da aldıktan sonra Horasan ve Maveraünnehir’de büyük üstatlardan dersler görmüş, Bağdat’ta Abbasi halifesi Nasır Lidinillah’ın kurduğu fütüvvet teşkilatıyla tanışmıştır. 13. yüzyılın başlarında Anadolu’ya gelen Ahi Evran, Kayseri’de debbağlık yapmış, esnafı teşkilatlandırmış ve Moğol istilasına karşı Kayseri’nin savunmasında önemli rol üstlenmiştir (Ocak, 2017).

Ahi Evran’ın eşi Fatma Bacı da kadınları örgütleyerek Bacıyan-ı Rum teşkilatını kurmuş, böylece kadınların da sosyal hayata aktif katılımını sağlamıştır (Gök, 2000). Ahilik, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı en yüksek seviyede yaşatan kurumlardan biridir. Meslek mensuplarının sağlık sorunları, geçim sıkıntıları veya eğitim ihtiyaçları için orta sandıkları oluşturulmuş; ayrıca yetim kızların çeyiz yardımı ve öğrencilerin eğitim desteği gibi faaliyetler yürütülmüştür.

İbn Battuta’nın seyahatnamesinde Ahiler, sadece sanatkâr değil aynı zamanda muhafız, idareci, filozof ve mutasavvıf olarak tanımlanır. Bu çok yönlü yapı, Ahiliği bir ‘erdemliler okulu’ hâline getirmiştir (İbn Battuta, 2004). Günümüzde Ahilik, sempozyumlar, paneller ve akademik çalışmalarla yeniden ele alınmakta; insan merkezli yaklaşımı ve kul hakkı hassasiyetiyle modern toplum için de yol gösterici olmaya devam etmektedir.

Kaynakça

1) Bayram, M. (1991). *Ahi Evren ve Ahi Teşkilâtı’nın kuruluşu*. Konya: Damla Matbaacılık.

2) Durak, İ., & Yücel, A. (2010). Ahiliğin sosyo-ekonomik etkileri ve günümüze yansımaları. *Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi*, 15, 1-20.

3) Gök, N. (2000). Osmanlı’da ahilik ve Bacıyan-ı Rum. *Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi*, 5, 45-63.

4) İbn Battuta. (2004). *İbn Battuta Seyahatnamesi* (Çev. A. S. Aykut). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

5) Ocak, A. Y. (2017). *Osmanlı toplumunda zındıklar ve mülhidler*. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları.

6) Belge.com.tr. (t.y.). Ahilik Osmanlı’da neden ihmal edildi, bugün niçin önemli?. Erişim adresi: https://www.belge.com.tr/yazi-362-ahilik_osmanlida_neden_ihmal_edildi_bugun_nicin_onemli.htm