Deneme

İrade ve Sabır

"İrade, insanın kendi nefsine karşı aldığı en büyük karardır; sabır ise o kararın arkasında durma cesaretidir. Bu yolculukta insan, içindeki sabırsızlıkla mücadele ederken güçlü bir dayanak noktası arar. Bu dayanak, sadece kendi gücüne değil; aynı zamanda manevi bir güce de dayanır."

"İrade, aklın hizmetinde duran kalptir; sabır ise o kalbin zamanla imtihanıdır."

İnsan, neyi isterse onu değil; neyi istikrarla sürdürebilirse onu yaşar.
İrade, arzuların karmaşasında yönünü kaybetmeden yola devam edebilme gücüdür.
Sabır ise o yolda yürürken, zamanın sınavına boyun eğmeden — sarsılsa da sapmadan — ilerleyebilmektir.

Her hedef, sabrın terazisinde tartılır.
Her yürüyüş, iradenin adımlarında anlam kazanır.

Hayat, sık sık bizi denemek için sabırsızlığa sürükler:
hemen olsun, kolay olsun, acısız olsun isteriz.
Ama irade bize der ki: “Zor olacak, ama değecek.”
Sabır ise fısıldar: “Henüz değil, ama elbet olacak.”

İrade, insanın kendi nefsine karşı aldığı en büyük karardır;
sabır ise o kararın arkasında durma cesaretidir.

Bu yolculukta insan, içindeki sabırsızlıkla mücadele ederken güçlü bir dayanak noktası arar.
Bu dayanak, sadece kendi gücüne değil; aynı zamanda manevi bir güce de dayanır.

Kur’an-ı Kerim’de, inananlara hem sabır göstermeleri hem de sabırda yarışmaları emredilir:

“Ey iman edenler! Sabredin, sabır yarışında üstün gelin ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.”
(Âl-i İmran Suresi, 200)

Bu ayet, sabrın pasif bir bekleyiş olmadığını;
aksine iradeyle birleşen, derin bir inanç ve direnç hâli olduğunu hatırlatır.

Sabır, bir dua gibi içten gelen bir yakarıştır.
Bir ağacın toprağa kök salması yıllar alır;
ama o kök ne kadar derindeyse, fırtınalara o kadar dirençlidir.

İrade, o köktür.
Sabır, mevsimdir.
Ve meyve, zamanla gelen bir lütuftur.

Unutma, bazı şeyler hemen olmaz.
Çünkü hakikat, zamanla yoğrulur.

Yunus Emre’nin dediği gibi:

“Çileden geçmeden aşkın olamazsın.”

İrade gösterdiğin her an biraz daha sen olursun;
sabrettiğin her süreç, seni bir üst hâle dönüştürür.


Kim demiş vakit geçmiyor diye,
Ol deyince olmuyor ki güzellikler.
Sabret, toprağa düşen tohum gibi,
Bekle, filizlensin hayallerin sessizce.
İrade yakan, sabır pişiren bir ateştir;
İkisinden geçmeden öz olamaz hiçbir heves.