Bismillah, Elhamdulillah, es-Salâtu ve’s-Selâmu ale Rasulillah…
İslâm’da insanı dünya meşguliyetlerinden uzaklaştırarak kalbini Allah Teâla’ya yöneltmesine vesile olan ibadetlerden biri de itikâftır. Özellikle Ramazan ayının son günlerinde yapılan itikâf, müminin ibadet hayatını derinleştiren ve kulluk bilincini güçlendiren önemli bir sünnettir.
İtikâf; belirli bir niyetle ibadet maksadıyla cemaate açık bir mescitte zaman geçirmektir. Hanefî mezhebine göre itikâfa girmek Ramazan ayının son on gününde sünnet-i müekkede, diğer zamanlarda ise müstehaptır. Şâfiî mezhebine göre ise itikâf yılın her zamanında yapılabilen müstehap bir ibadettir. Nitekim Hz. Âişe (radıyallahu anhâ), Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) her yıl Ramazan ayının son on gününde itikâfa girdiğini rivayet etmiştir.
İtikâfın sahih olabilmesi için bazı şartların bulunması gerekir. İtikâfa giren kimsenin niyet etmesi ve cünüplük, adet (hayız) ve lohusalık (nifas) gibi hallerden uzak olması şarttır. Ayrıca itikâf için bulûğ şart değildir; temyiz çağına ulaşmış olmak yeterlidir. İtikâf hâlindeki kişinin mescitten özürsüz olarak çıkması, cinsel ilişki veya buna götüren davranışlarda bulunması ve kadınlar için hayız veya nifas hâlinin meydana gelmesi itikâfı bozar.
Hanefî mezhebine göre adak yoluyla vacip hâle gelen itikâfta kişinin oruçlu olması gerekir. Sünnet olan itikâf ise Ramazan ayında yapıldığı için zaten oruçlu olunan bir zamana denk gelmektedir. Müstehap olan itikâflarda ise oruç şart değildir. Şâfiî mezhebine göre ise itikâfın sahih olması için oruç şartı aranmaz.
İtikâfın yapılacağı yer konusunda da mezhepler arasında bazı farklılıklar vardır. Hanefî mezhebine göre erkekler camide itikâfa girerler. Kadınlar ise evlerinde namaz kılmak için ayırdıkları bir yerde itikâfa girebilirler. Kadınların camide itikâfa girmesi ise tenzihen mekruh kabul edilmiştir. Şâfiî mezhebine göre ise hem erkekler hem de kadınlar yalnızca camide itikâfa girebilirler. Nafile itikâflarda cami dışına çıkmak itikâfı bozmaz; ancak adak sebebiyle vacip olan itikâflarda zaruri ihtiyaçlar dışında itikâf mahallinden çıkmak itikâfı bozar.
Sonuç olarak itikâf, müminin dünya meşguliyetlerinden uzaklaşarak ibadet ve tefekküre yönelmesini sağlayan faziletli bir ibadettir. Özellikle Ramazan ayının son günlerinde yapılan itikâf, Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetini ihya etmek ve Allah Teâla’ya daha yakın olmak için önemli bir fırsattır. Bu sebeple müminlerin imkân buldukça bu ibadeti yerine getirmeye gayret etmeleri tavsiye edilmiştir.
Kaynaklar:
el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/211; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/188-193.
İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/440-451; Mâverdî, el-Hâvî’l-kebîr, 3/485.