Şafaktan geldi ölüm, ölüm şafak sancısı
İsyanı bilmez insan, isyan kalbe bir kilit
Şükür sebebi sükût, varoluşun acısı
Titrer korkudan kulun, insan garip, mukallit
Şafaktan geldi ölüm, ölüm şafak sancısı
Kaynar coşar yanardağ, feveran büyük azap
Fevç fevç tövbe eder nas, merhamet bir zarafet
İman tortusu inkâr ya şehadet ya gazap
Acizler huzurda bir, Rab, ne güzel letafet
Kaynar coşar yanardağ, feveran büyük azap
Zevahir aşktan pare, esas olan Şehrazat
Şehrazat candan cana, kandan kana yürüyüş
Kadim esir Şehrazat, gönül kafesten âzat
Deryadaki diriliş, ölümlerden bir ölüş
Zevahir aşktan pare, esas olan Şehrazat
Ölüm aşka muadil, aşık arar vuslatı
Esrarlı çizgi yazgı, gönüllerde muhabbet
Kor gibi yanarsa kalp, aşık anlar vuslatı
Keramet ölenlerde, zikir işte bu halvet
Ölüm aşka muadil, aşık arar vuslatı
Şuur senle var oldu, şuur senden bir kalıp
Şehir senle yâr oldu, şehir girift bilmece
Sensiz hâr oldu şiir, kelimeler saklanıp
Gözden akan yaş gibi durulmaz hece hece
Şuur senle var oldu, şuur senden bir kalıp
Secde kurtuluş demek, secde reddi dünyanın
İnciden parlak alın, adın düşer göklerden
Bir nur kaplar her yeri, ışık saçar her yanın
Feragat bu alemden, sevinçten ve zevklerden
Secde kurtuluş demek, secde reddi dünyanın
Ruha kavuşmak şükür, şükür ruhun ziyneti
Hayaldir arşa çıkmak, arşa çıkmak muamma
İki büklüm kalmak, budur bedenin kefareti
Ya kor ateş ya Firdevs, işte gerçek dilemma
Ruha kavuşmak şükür, şükür ruhun ziyneti
Mutluluk çölde serap ya sükût ya kızgınlık
Gelenler bir bir gider, kalanlar hep biçare
Bu bekleyişin sonu hem keder hem kırgınlık
Sevenler tir tir titrer, solanlar hep divane
Mutluluk çölde serap ya sükût ya kızgınlık






