Yaşanamamış hayatları, hayallerimize sığdırdık
Hüznümüz sayfalarca, neşemiz ise bir iki satırlık
Yoksullukta, nefis yolsuzluğuna bulaşmamış iken
Bollukta tokluğu terk edip, aç gözlülüğe satıldık

Hiç bilmezdik meyvenin tazesi nasıl
Elektrikte değil, karanlıkta aileydik asıl
Herkes olup kendi derdimizle kalırken,
Olduk bir bütünü anlatmayan ayrık fasıl

Annem için pazar, sabah değil akşam kurulurdu.
Çürükler içinde en düzgünü aramaya koyulurdu.
Kendisine bayramlık elbise dahi almayan Annem,
Giydiği elbisenin kaç yıllık olduğunu unuturdu.

Annemin önüne dünyayı sersem, dünleri unutturmaz.
Evladının öksürüğü, gönlüne estirir yakıcı bir ayaz.
Bizler için gururundan vazgeçen Annemin masum yüzü,
Yüzlerin karardığı ahiret gününde, olsun bembeyaz

Biz gençliğimizi nefsimize heba ettik, Annem ise bizlere
Sevgisi kalbimize sığmaz iken, nasıl sığsın kuru sözlere.
Sanki köyden değil, cennetten gelmiş bu kirli şehire,
Kalbim sevgisiyle yaşarken, gözyaşım vefâsını taşır şiirlere.

Cennette kavuşur mu imkânla kirlenen ve imtihanla temizlenenler?
Annem yükselirken, nefsimin üzerine devriliyor merdivenler
Derdi veren Allah, dermanı derdi dert görmeyenlere verirken
Derdin kıymetini ne bilsin! Dermanını elleriyle kirletenler.

Masalla büyümedik, nasıl kolay zengin oluruz düşünmedik
Helalin iffetli titizliğini, haramın tilkilerine yedirmedik
Kurnazlığın kol gezip, uyanıkların övüldüğü dünyada
Güçlünün karşısında dik durmayı Annemizden öğrendik.

Hiç büyümedim Annemin gözünde, hâlâ tatlı bir çocuğum
Gözlerim hatıralar içinde Annemi arar, düşüp ağrıyınca kolum
Şeytan her güzel ahlakımı hileleriyle bozup değiştirse de;
Annemin dizinde yeniden başlıyor: insan olma yolculuğum.

Annemi anlatmak için onlarca değil, tonlarca kıta yazarım.
O'nun bir gülüşü için palyaçolar gibi kedersiz yaşarım.
Merhamet kokulu dualarına, bir gün layık olabilmek için,
Cennetin kapısında sadık Kıtmîr gibi asırlarca yatarım.

Boğazım düğümlenir, Seni çileden kurtaracak ölümü düşününce
Artık kimin gülüşü kurtarır, türlü çilelerin içine düşünce?
Sen Cennete vâsıl olup, ben toprağın altına düşünce,
Sana Cennette kavuşana kadar, hep Seni göreyim düşümde.