Deneme

El Öpmek ve Hürmet: Kültürel Hafıza

El öpme geleneği sadece bir ritüel mi, yoksa toplumsal hafızanın taşıyıcısı mı? Modern dünyada kaybolan hürmet üzerine düşündürücü bir deneme.

Bazı alışkanlıklar vardır; insan çocukken anlamını kavrayamaz ama yıllar geçtikçe o davranışın içinde saklı olan terbiyeyi fark eder. El öpmek de böyledir. Küçükken bize sıradan bir bayram geleneği gibi gelen bu hareketin, aslında bir milletin hafızasını taşıdığını büyüdükçe anlarız.

Eskiler ne güzel söylemiş:

“El öpmekle dudak aşınmaz.”

Bu söz, sadece bir nasihat değildir. İçinde saygı vardır, tevazu vardır, insanın kendisinden büyük olana karşı haddini bilmesi vardır.

Çocukluğumda annemle babam eve gelen her büyüğün elini öpmemi isterdi. Açık konuşmak gerekirse bazen bundan sıkılırdım. Daha üç dört yaşlarında bir çocuğum… Sürekli:
“Haydi evladım, el öp.”
denirdi.

Bir gün yine misafir gelmişti. Ben de o yaşın telaşıyla el öpeceğim derken heyecandan adamın eline tükürüvermiştim. O gün utancımdan yerin dibine girmiştim. Şimdi düşününce gülümsüyorum ama çocuk kalbi işte… Bazı şeyleri anlamak için insanın büyümesi gerekiyor.

Rahmetli babam bu konuda çok hassastı. Yatılı okuldan döndüğüm zaman ilk sorularından biri:
“Öğretmenlerinin elini öptün mü?”
olurdu.

Bunu sıradan bir görgü meselesi gibi değil, bir ahlâk eğitimi gibi görürdü. Hatta bazen:
“Evladım, sana emek verenin eli öpülür.”
derdi.

O zamanlar biraz abartılı bulduğum bu sözlerin kıymetini bugün daha iyi anlıyorum. Çünkü mesele sadece yaşça büyük olmak değilmiş. Emek verenin, yol gösterenin, insanın hayatına dokunanın kıymetini bilmeyi öğretmekmiş.

Türk kültüründe el öpme geleneği çok eskiye dayanır. Orta Asya Türk toplumlarından itibaren yaşlıya, bilgeliğe ve otoriteye saygı önemli bir toplumsal değer kabul edilmiştir (Ögel, 1991). Osmanlı döneminde ise bu gelenek gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş; aile içinde, eğitim hayatında ve sosyal ilişkilerde bir edep göstergesi olarak yaşamıştır (Ortaylı, 2012).

Eskiden büyüklerin yanında oturuş kalkış bile farklıydı. İnsan ses tonuna dikkat eder, ölçülü konuşurdu. Bayram sabahları dedelerin, ninelerin elleri öpülür; ardından o sıcak cümle duyulurdu:

“Allah seni iyi insanlarla karşılaştırsın.”
“El öpenlerin çok olsun.”

Aslında o dua, sadece güzel bir temenni değildi. Bir neslin kendinden sonrakine bıraktığı manevi mirastı.

Bugün ise birçok şey gibi bu gelenek de zayıflamaya başladı. Şehir hayatı, teknoloji, hız, yalnızlık… İnsanlar artık aynı evin içinde bile birbirine uzak yaşamaya başladı. Bayram ziyaretleri azaldı, uzun sohbetler kısaldı. Pandemi süreciyle birlikte insanlar temastan iyice kaçınır oldu.

Oysa bazı davranışlar vardır ki bir toplumu ayakta tutar. El öpmek de bunlardan biridir. Çünkü bu davranışın temelinde sadece gelenek değil, insan ilişkilerindeki incelik vardır.

El öpmek küçülmek değildir.
Tam tersine insanın nefsini törpülemesidir.

Bir büyüğün karşısında biraz eğilebilen insan, hayatta da daha merhametli oluyor. Belki de mesele tam olarak burada düğümleniyor. Modern dünya bize güçlü olmayı öğretiyor ama saygılı olmayı aynı ölçüde öğretemiyor.

Üstelik bizim kültürümüzde el öpmek sadece yaşa duyulan saygı değildir. Tecrübeye, emeğe ve alın terine gösterilen hürmettir. Bu yüzden öğretmenin eli öpülür, anne babanın eli öpülür, bazen bir ustanın eli öpülür.

Çünkü insanı büyüten şey biraz da teşekkür etmeyi bilmesidir.

Bugün çocuklarımıza birçok şey öğretiyoruz:
Teknoloji, yabancı dil, sınav başarısı…

Ama aynı zamanda bir büyüğün karşısında nasıl davranılacağını da öğretmek gerekiyor. Çünkü saygının kaybolduğu yerde sadece gelenekler değil, insanlar arasındaki bağlar da zayıflıyor.

Belki yeniden hatırlamamız gereken şey çok basit:

El öpmekle dudak aşınmaz.

Ama hürmet kaybolursa, gönüller sessizce aşınır.

Dipnotlar

1. Ögel, B. (1991). Türk kültür tarihine giriş. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları.

2. Ortaylı, İ. (2012). Osmanlı’yı yeniden keşfetmek. İstanbul: Timaş Yayınları.

3. Işık, M. ve Yaşar, L. (2021). “Türk kültüründe el öpme geleneği ve sosyal işlevleri”, Akademik Hassasiyetler, 8(16), 145-162.

4. Soylu, R. (t.y.). “Öpme kültürü”, Zafer Dergisi.

5. Kaplan, M. (2011). Kültür ve dil. İstanbul: Dergâh Yayınları.

Kaynakça

Işık, M., & Yaşar, L. (2021). Türk kültüründe el öpme geleneği ve sosyal işlevleri. Akademik Hassasiyetler, 8(16), 145–162. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/414373

Kaplan, M. (2011). Kültür ve dil. Dergâh Yayınları.

Ortaylı, İ. (2012). Osmanlı’yı yeniden keşfetmek. Timaş Yayınları.

Ögel, B. (1991). Türk kültür tarihine giriş. Kültür Bakanlığı Yayınları.

Soylu, R. (t.y.). Öpme kültürü. Zafer Dergisi. https://www.zaferdergisi.com/makale/11532-opme-kulturu.html