Şiir

Gazze Destanı

Ey yüreği kanayan toprak,
Ey sabrın adı olan şehir!
Ateş yağarken göklerinden,
Sen yıldızların duasını taşıdın sessizce.

Her taşında şehit kanı,
Her sokağında anaların gözyaşı,
Her çocuğunda bir milletin yarını,
Bir ümmetin dirilişi saklıdır.

Gazze…
Senin yaraların haritalarda görünmez,
Ama insanlığın vicdanına kazınır.
Sessizliğin haykırışlardan gür,
Çocuklarının gülüşü bombalardan güçlüdür.

Toprağını çiğneyen tanklar,
Senin imanına yenik düşer.
Kör eder gözlerini,
Ama basiretini söndüremezler.
Yıkar evlerini,
Ama umudunu yıkamazlar.
Her enkazdan bir dua yükselir,
Her şehit kanı göğe bayrak dokur.

Ben görmeyen gözlerimle değil,
Gören gönlümle yazarım seni, ey Gazze!
Karanlık bana perde olabilir,
Ama senin sabrın bana nurdur.
Bastonum karanlığı yoklarken,
Senin direnişin ufukları aydınlatır.

Gazze…
Sen sabrın kitabı, direnişin türküsüsün.
Çocukların taşlarla tarih yazar,
Annelerin gözyaşlarıyla cennete köprü kurar,
Babaların kefensiz yiğitler yetiştirir.

Ve bir gün gelecek…
Mazlumun duası zalimi boğacak.
Karanlık sabahı örtemeyecek.
Senin yaraların güle duracak.

O gün bütün dünya anlayacak:
Gazze yalnızca bir şehir değil,
Gazze insanlığın imtihanıdır!