Yahyâ aleyhisselâm, İsrailoğulları kavmine gönderilmiş bir peygamberdir. Rivayetlere göre dönemin zalim hükümdarı Herod, zina yaptığı kadını nikâhlamak istemiş, Yahyâ aleyhisselâm ise buna karşı çıkarak bu durumdan men etmiştir. Bu sebeple Yahyâ aleyhisselâma kin güden kadın, Herod’tan onun başını istemiş; Yahya aleyhisselâm zindanda başı kesilerek şehid edilmiştir. Bugün, Şam’daki Emevi Camii içerisinde onun mübarek başının medfun olduğu kabul edilen bir makam bulunmaktadır.
Bu mukaddes emanetin yanı başında yükselen Şam Emevi Camii, İslam tarihinin en önemli yapılarından biridir. Cami, Emevi Halifesi I. Velid bin Abdülmelik tarafından miladi 705-715 yılları arasında inşâ ettirilmiştir. Emevi Camii, İslam mimarisinde hem büyüklüğüyle hem de ihtişamıyla ilk anıtsal camilerden biri sayılır.
Caminin bulunduğu alan, İslam öncesinde de kutsal kabul edilmekteydi. Roma döneminde burada Jüpiter Tapınağı, ardından Bizans döneminde de Vaftizci Yahya adına yapılmış büyük bir kilise bulunuyordu. Müslümanların, Şam’ı fethetmesinden sonra uzun bir süre bu alan hem Hristiyanlar hem de Müslümanlar tarafından ortak ibadet mekânı olarak kullanılmıştır. Daha sonra I. Velid, Hristiyanlara tazminat vererek bu bölgeyi tamamen Müslümanlar için ibadete tahsis etmiş ve buraya büyük bir cami inşa ettirmiştir.
Cami, klasik Arap camii planı üzerinde yükselir. Üç bölmeli harimi, geniş avlusu ve özellikle mozaik süslemeleri ile dikkat çeker. Bu mozaikler, o dönemin sanat zevkini, Kudüs ve cennet tasvirleri gibi motifleri yansıtır. Caminin iç mekânında sütunlar üzerine oturtulmuş kemerler dikkat çeker. Geniş harim bölümü, sade ama etkileyici bir mimari üslupla inş edilmiştir. Duvarlarda yer yer taş işçiliği, bazı bölümlerde ise Osmanlı dönemine ait kitabeler görülür. Mihrabı zarif bir şekilde işlenmiş, minberi ise ahşap oyma sanatının güzel bir örneğidir. Caminin doğu, batı ve güney cephelerinde yer alan kapılar, farklı dönemlerde yapılan eklemelerle bugünkü hâlini almıştır. Kubbesi oldukça büyük olup merkezde yer alır ve cami içindeki mekânsal bütünlüğü pekiştirir. Gün ışığını içeri alan pencereler sayesinde yapı, hem ferah hem de huzur verici bir atmosfer sunar.
Emevi Camii sadece bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda tarih boyunca birçok âlimin ders verdiği, ilmin ve hikmetin konuşulduğu bir merkez olmuştur. Abbasiler, Fatımîler, Memluklular ve Osmanlılar döneminde çeşitli onarımlardan geçmiştir. Osmanlılar özellikle Kanuni Sultan Süleyman devrinde caminin bakım ve onarımına özel önem vermiş, yapının bugüne ulaşmasında büyük katkıları olmuştur.
Son yüzyılda yaşanan gelişmeler ise caminin ruhuna ağır bir yük bırakmıştır. 20. yüzyılın başlarında geçirdiği bir yangın, önemli ölçüde hasar meydana getirmiş, bu yangından sonra mozaiklerin çoğu tahrip olmuştur. Yakın tarihte, özellikle 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşında ise cami çevresi ve bazı kısımları büyük zarar görmüştür. Caminin minaresi ve bazı dış duvarları çatışmalardan etkilenmiş, camiye erişim bir süre ciddi şekilde kısıtlanmıştır.
Bugün Şam Emevi Camii hâlen ayaktadır ve ibadete açıktır. Restorasyon çalışmaları yer yer sürmekte olup cami, hem Suriye halkı hem de dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar için önemli bir ziyaret mekânı olmaya devam etmektedir. Geçmişin izlerini taşıyan bu mabed, İslam tarihinin hafızası olmayı sürdürmektedir.






