İçimde hangi Savaşı verdiğimi hiç kimse bilmeyecek
Belki Sen anlayacaksın gözlerimin Yaralı düşüşünden
Sana bakmaya cesaret edemeyip siperlere dalarken,
Senden gelen bir okun beni yıktığını kimse bilmeyecek
Kaçmaktan da utanmaktan da utanıyorum artık
Ne kadar çabalasam da sevgine olamıyorum sadık
Sana ulaşmak için atıldığım bu dünya meydanında
Gözlerim iffet kalkanım, sevgim kılıcım değil artık
Kimse bilmeyecek gönlüme saplanan vicdan oklarını
Kafamın içinde kaybolduğum türlü şüphe sokaklarını.
Kimse görmeyecek hangi ateşin içine girip üşüdüğümü
Hangi gün yapmacıklığı bırakıp gerçekten güldüğümü
Sen de bilme! kimi geceler gözlerini düşünüp ağladığımı
Gecenin hüznüne, pişmanlıkların yüz karasını bağladığımı
Bu nasıl bir hal ki sana veremiyorum, senin için sakladığımı
Can suyu olan sevginin, canımı yaktığını kimse bilmeyecek
Kimse görmeyecek derdime yanarken Gazze’ye düştüğümü
Uzaklara dalıp ancak hayallerde küffarla dövüştüğümü
Yaşamaktan ar edip, defalarca bu dünyadan göçtüğümü
Bir unutup bir hatırlamanın verdiği acıyı kimse bilmeyecek.